The Lowdown, gerçeğe duyduğu takıntı nedeniyle sık sık başını belaya sokan ve kendini Tulsa'nın "gerçek tarihçisi" olarak tanıtan Lee Raybon'un cesur maceralarını konu alıyor. Bu dizi, Lee'nin gazetecilik kariyerindeki zorlukları, araştırmalarını ve karşılaştığı tehlikeleri izleyicilere sunarak, onun peşinden gittiği sırların ve hikayelerin derinliklerine dalmamızı sağlıyor. Tulsa'nın tarihine olan tutkusuyla hareket eden Lee, yerel olayları gün yüzüne çıkarmak için cesur adımlar atarken, bu süreçte çeşitli karakterlerle etkileşime giriyor ve toplumsal meselelerin yankılandığı bir atmosfer yaratıyor. Dram unsurlarıyla zenginleştirilmiş bu yapım, Lee'nin hayatta kalma mücadelesini ve gerçeğin peşinde koşarken yaşadığı içsel çatışmaları gözler önüne seriyor.
Dört yıl önce ölümden dönen Finney Shaw, geçmişin izlerini hâlâ üzerinden atamamıştır. The Grabber’ı öldürmüş olsa da kötülük peşini bırakmaz. Siyah telefon yeniden çalmaya başladığında, bu kez işaretler Fin’in kız kardeşi Gwen’in rüyalarında ortaya çıkar. Gwen, Alpine Lake’teki kış kampında tehlike altında olan çocuklara dair ürkütücü görüntüler görür. Kardeşler, kar fırtınasının ortasında hem katilin kökenine hem de aileleriyle bağlantılı karanlık bir gerçeğe ulaşır. Ölümden sonra daha da güçlenen The Grabber’a karşı, hayatta kalmak için son kez yüzleşmek zorunda kalırlar.